Sinop
Sabah uyandığımızda gökyüzü karalar bağlamıştı. İnceden inceden yağan yağmurun altında motorları yüklediğimizde ilk hedefimiz cırcır böceği için bir eczane bulmaktı : )
Her işte bir hayır vardır derler Palayı biz bulmadan o bizi buldu. Sabah kavlatısında ne yememiz nerede yememiz gerektiğini söyledi, bize hapishaneyi anlattı, muğla canavarından bahsetti ve radarı mutlaka görün diye tembih etti. tespihini çeke çeke yola koyuldu. ihtiyaç olursa onu nedere bulabileceğimizi de söyleyi ihmal etmedi :)
![]() |
| Pala'nın fotoğrafı temsilidir. Aç ve eczane ararken resmini çekmemişiz ancak bizi bulduğu yer de tam böyle bir yerdi. |
Kahvaltı yaparken boş durmadık. Türkiye'de geldiğin yerden çıktığın üç şehirden biri olan Sinop'u gezmeye nereden başlasak nasıl bir rota yapsak diye düşündük ve ilk durağımız radar tepe.
O zaman panoromik imkanım yoktu üst karelerle alt kareleri siz birleştirin artık
Manzara harika. Pala'nın dediğine göre; Alanya Kalesi'nde olduğu gibi buradan atılan taş denize düşmezmiş
Bir hile ben de seziyorum :)
ve işte biz :)
Burçin'in motosikleti su koyvermeye başladı hakikaten koyduğun su yavaştan yavaştan gidiyor hayırlısı bakalım
Müze açılmıştır sanırım. Kasklar başa yola koyula istikamet Sinop Arkeoloji Müzesi. Bu tür gezilerde, geziye başlamadan önce "müze kart" almanızı tavsiye ederim. Yıllık 20 Lira civarında bir para vererek bir yıl boyunca Kültür ve Turizm Bakanlığı'na bağlı tüm müzeleri ücretsiz gezebiliyorsunuz.
![]() |
| Bir fotoğraf vererek çoğu müzenin girişinde çıkarttırabiliyorsunuz |
Sinop tarihi hakkında kısa bir bilgi
Sinop'un ünlüleri :)
Sinop baskını ve Kırım Savaşı
Stelin altında yazan yazı ilgimi çekti
Müze görevlileriyle kısa bir motosiklet muhabbetinin ardından kısa öz bilgiler veren, düzenli ve temiz müzeden ayrılıyoruz. Bir sonraki durağımız kimlerin kimlerin neler için kemiklerine işleyen soğunda titrediği, duvarları döven karadenizin sesiyle avunduğu, avluya bir son istekleri bir kendileriyle gittikleri ama nefeslerini bıraktıkları Sinop Cezaevi Müzesi
| Görüşme Bölmesi |
| İpe giden yolun başlangıcı |
| Einstein'ın bir sözü |
| bakış |
| fotoğraf çektirmek bile zor |
| dışarıyla temas |
| Kilitler vuruldu üstüne Bir bakış kaldı bir de yüreğinin sesi Geceler boyu korku Gündüzler boyu yalnızlık Kilitler vurdun kendine (sudak) |
| kapılar |
| kapıları açtı sonunda noktalandı |
| Umut |
| william shakespeare |
| yakın zamandan |
Her şey 2 metrekarede
Göklerde kartal gibiydim.
Kanatlarımdan vuruldum;
Mor çiçekli dal gibiydim,
Bahar vaktinde kırıldım.
.....
| Dışarda deli dalgalar Gelip duvarları yalar; Seni bu sesler oyalar, Aldırma gönül, aldırma |
......
Kurşun ata ata biter;
Yollar gide gide biter; Ceza yata yata biter;
Aldırma gönül, aldırma.....(Sabahattin Ali)


Yorumlar
Yorum Gönder